Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5310 E. 2020/5189 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5310
KARAR NO : 2020/5189
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Kararı temyiz eden davalı vekili adli yardım talebinde bulunmuştur. Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtaya aittir (HMK. Mad. 336/3). Borçlunun “kanun yollarına başvuru sırasında” ileri sürdüğü adli yardım talebi yerinde görüldüğünden kabulüne, temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verildi.
Temyiz incelemesine geçildi;
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 139 ada 7 numaralı parselin davalı tarafından işgal edildiğini belirterek, 13.03.2009-11.10.2011 tarihleri için ecrimisil talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, cevap dilekçesi sunulmamış, davalı ilk celsedeki beyanında; “Geçmişte dava edilen yerde oturmuştum ancak sanırım 2011 yılında oturduğum yeri Belediye yıkmıştır. Geçmişte oturduğum zaman vakfa kira vermiştim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
Yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları; davacının 2005 yılında dava konusu yere ev yaptırdığını, belediyenin o dönem ev tamamlanmadan evi yıktığını, davalının 8-9 yıldır aynı mahallede başka bir evde oturduğunu beyan etmişlerdir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalının ilk celsede alınan beyanının yanlış anlaşıldığını, davalının dava konusu yerde oturmadığının tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, ne zaman yıkıldığı belli olamayan yer hakkında ecrimisile hükmedilemeyeceğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
HMK’nin 190/1. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Somut olayda davalının dava konusu yeri kullanıp kullanmadığı, belediyenin evi ne zaman yıktığı ihtilaflı olup ispat yükü davacıdadır.
Mahkemece, taraf delilleri toplanmak suretiyle, dava konusu taşınmaz başında yeniden tanık dinlenerek, ecrimisil talep edilen dönemlerde dava konusu taşınmaza davalı tarafından müdahale olup olmadığı, yıkıma kadar müdahalenin devam edip etmediği, duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sddayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.