YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/103
KARAR NO : 2020/6953
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2013 tarih ve 2012/554 E., 2013/198 K. sayılı hükmünün Dairemizin 24/02/2015 tarihli kararı ile “sanığın aşamalardaki savunmaları gözetilerek, olay tutanağında imzaları bulunan polis memurlarının tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulduktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen 16/12/2015 tarihli hükümde, daha önce kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçesinden ayrı olarak ‘sanığın 14/12/2011 tarihinde Hürriyet Mahallesi Menderes Caddesi’nde bulunan pazarda karton içerisinde sigara satarken görüldüğü ve hakkında görevli memurlarca tutanak düzenlendiği, sanığın 14/12/2011 tarihli ifadesinde suçlamayı kabul ettiği, sanıkta ele geçirilen sigaraların değişik markalarda olduğu, sanığın aynı suçtan sabıkasının da bulunduğu, sanığın yargılama aşamasında 14/02/2013 tarihli celsede olay günü sigara satmadığını, sigaraları tanımadığı bir kişinin getirip tezgahın önüne bıraktığını savunduğu, sanığın bu savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, olay tutanağında da sanığın sigara satarken görüldüğünün net bir şekilde tutanak içeriğinden anlaşıldığı, bu nedenle zabıt mümzilerinin dinlenilmesinin olayın niteliğini değiştirmeyeceği, eksik soruşturma bulunmadığı’ şeklinde yeni gerekçe tesis edilmiş olup, genişletilmiş bir gerekçe ile direnme kararı verilerek yeniden mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Ceza Genel Kurulu’nun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
A) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
B) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
C) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak,
D) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede,
Dairemizin 24/02/2015 tarih ve 2014/7127 Esas – 2015/12042 Karar sayılı ilamında da ayrıntısı belirtildiği üzere;
14.12.2011 tarihli olay tutanağında, pazar içerisinde durumundan şüphelenilen sanığın karton içerisinde, 22 paket sigara satmış olduğunun görüldüğü yönünde bilgiler bulunmakta ise de, soruşturma ifadesini kabul etmeyen sanığın “Ben daha önce sigara satmıştım, bu yüzden yargılandım, olay günü ben sigara satmıyordum, sigaraları tanımadığım bir kişi getirip tezgahımın önüne bıraktı, o sırada da polisler geldiler, şahıs kaçınca benim hakkımda işlem yaptılar” şeklinde savunmada bulunduğu gözetilerek, olay tutanağında imzaları bulunan polis memurlarının tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulduktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şeklide hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.