YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13066
KARAR NO : 2020/7386
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıklar …, … ve …’ın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Sanık … yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.11.2011, iddianame tarihinin 23.12.2013 olduğu,
Dairemizin 2014/7245 Esas sayılı dosyası ile 18.03.2015 tarihinde onanmasına karar verilen Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/349 (E) ve 2012/543 (K) sayılı dosyasında suç tarihinin 22.11.2011, iddianame tarihinin 20.12.2011 olduğu gözetilerek,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanık hakkında onanmasına karar verilen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezaların mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanık … yönünden; Olay günü sanık … adına kayıtlı …’ın sevk ve idaresindeki araçtan 14.700 paket sigaranın ele geçtiği, sanık …’un sigaraların sanık …’ın isteği ile Iğdır ilinden Kars iline götürdüğünü beyan ettiği, sanık …’ın ise olay tarihinde hastanede yatması nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen işyeri çalışanı Serhat Yeşil’in Çetin Kısak’ın araması üzerine arabasını senet karşılığı …’a kiralayarak arabayı teslim ettiğini savunması karşısında; sanığın savunmasında belirttiği hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine ve aracın müsaderesine karar verilmesi,
3- Dava konusu edilen ve ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı nazara alındığında, cezaların şahsiliği ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından daha çok miktarda kaçak eşya yakalananlar ile suça konu miktardaki kaçak eşya yakalananlar arasında asgari ve azami had aralığında hakça oranda bir temel ceza belirlenmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçe ile üst sınırdan uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
4- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Sanık … hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezası için TCK 58. maddeye göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK’nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
6- Dava konusu kaçak eşyanın TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK.nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
7- Kararda tereddüde neden olacak şekilde hangi katılana verileceği açıkça belirtilmeden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.