YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2334
KARAR NO : 2020/3209
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu sözlü anlaşma gereği 2825 ada 10 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak Bloklardan 2. Kat 1. Daireyi getireceği kum karşılığı vermeyi taahhüt ettiklerini, toplamda 155 kamyon kum teslim ettiğini ancak davalının taahhüt ettiği daireyi davacıya vermediğini ileri sürerek davacının sözleşme gereği teslim ettiği 155 kamyon kum ve çakıl bedeli olan 77.500,00 TL ile kendisine teslim edilen daire için harcadığı 8.500,00 TL toplamı 86.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri davacının delil olarak gösterdiği belgedeki imzaların kooperatif yetkilisine ait olmadığını, kooperatif olarak davacı tarafa kum borçları bulunmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; kum ve çakıl karşılığında davalı kooperatife ait bir dairenin davacıya satışına ilişkin genel kurul kararı alınmadığı, davacı yanın alacağının dayanağı olarak sunduğu faturalarda davalı kooperatif yetkililerinin isim ve imzalarının bulunmaması nedeniyle alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava kooperatife verilen malzeme bedeline ilişkindir.
Kooperatiflerin ancak çift imza ile borçlanabilecekleri kanun gereğidir. Ancak inşaatların davamı sırasında teslim alınan malzemenin çift imza ile teslim alınacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi böyle bir kabul hayatın olağan akışına aykırıdır.
Bu kabulden hareketle dosyaya sunulan teslim fişlerinin kooperatif yetkilileri tarafından imzalanmasına gerek yoktur. Kooperatif temsilcilerinin yetkilendirdiği bir çalışanın inşaata getirilen malı teslim alması mümkündür. Ayrıca davacı ile yapılan sözleşme ile verilmesi taahhüt edilen bağımsız bölümün davacıya teslim edildiği ve uzun süredir burada davacının oturduğu sabit olduğuna göre bu husus davacının dava konusu kum ve çakılı teslim ettiğine karinedir. Bu kapsamda dosyadaki belgelerden davacı tarafından davalı kooperatife ne kadar kum ve çakıl teslim edildiği hesaplanarak bir sonuca varılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcın talep halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.