YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12125
KARAR NO : 2013/8518
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 14.07.2008 tarihinde müvekkillerinin desteği olan …’in yolcu olarak bulunduğu ve davalı … tarafından kullanılan motosikletle, diğer davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın çarpışması sonucunda, desteğin yaşamını yitirdiğini, davalı …’ın tali derecede, diğer davalı sürücü …’ün de asli derecede kusurlu olduklarını belirterek desteğin anne ve babası olan davacılar için 10.000,00 ar TL manevi ve 1.000,00 er TL destekten yoksun kalma tazminatının, desteğin kardeşleri olan diğer üç davacı için de 5.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacılar vekili tarafından 13.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilmiş ve maddi tazminat istemi yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda artırılarak davacı anne … için 39.777,21 TL maddi tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “… davanın kısmen kabulüne; davacı baba …’in maddi tazminat talebinin reddine, diğer davacı anne … için toplam 39.777,21 TL maddi tazminatın, anne ve baba için 5.000,00 er TL manevi tazminatın, davacı kardeşler için 2.000,00 er TL manevi tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsiline…” karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekili ile davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekilinin, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda; 14.07.2008 tarihinde davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu ve davalı … tarafından kullanılan motosikletle, diğer davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın çarpışması sonucunda, davalı …’ın kullandığı motosikletin arka koltuğunda yolcu olarak bulunan destek … vefat etmiştir.
Davalı … vekili, kaza sonucu vefat eden desteğin, müvekkilinin sürücü belgesi olmadığını bilerek onun kullandığı araca bindiğini ve desteğin hatır için taşındığını, tüm bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
Bu durumda; mahkemece, davalı … vekilinin yukarıda açıklanan savunması üzerinde durularak, BK.’nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca, olayda hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı, hangi nedenle ve ne oranda yapılacağı hususunda taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava dilekçesinde, desteğin, babasına ait 100 dönüm tarlada çiftçilik ve hayvancılık yaparak gelir elde ettiği ileri sürülmüştür. Mahkemece, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda da, “…desteğin, babasına ait tarım arazilerinde çiftçilik ve hayvancılık yaptığının anlaşıldığı, arazilerin ve hayvanların desteğin babasına ait olduğu, dolayısı ile ailesine desteğinin, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine bedeni ve fikri katkısı kadar olduğu…” belirtilerek net asgari ücretin iki katı üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Gerçek zararın belirlenmesi için, öncelikle desteğin, işi ve gelirinin daha net kriterlerle ortaya konulması gerekmektedir. Şu durumda; mahkemece, davacılara bu konuda varsa diğer delillerini ibrazı için ispat imkanı verilmeli, bu konu ile ilgili kuruluşlara yeniden yazı yazılarak araştırma yapılmalı (İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlüğü, Ziraat Odası, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı, vb…), desteğin, zirai kredi ve teşvik primi alıp almadığı da araştırılmalı, yaptığı iş ve muhtemel geliri tespit edilerek bu miktara göre tazminatın belirlenmesi için uzman bilirkişiden rapor alınması ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve bilirkişi raporundaki yukarıda yazılı açıklama ile uyuşmayacak biçimde net asgari ücretin iki katı üzerinden yapılan hesaplama sonucu belirlenen zarara hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, dava kısmen kabul kısmen reddedildiğine göre, mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
5-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; mahkemece, davalı … şirketi, davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Mahkemece, davalı … şirketinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminattan diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulduğuna göre yargılama gideri, vekalet ücreti ve yargılama harcından da sorumlu olduğu miktara isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili, davalı … vekili ve davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına, mahkemenin kabul biçimine göre de; (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalılar …, …, …’ye geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.