Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/787 E. 2020/3121 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/787
KARAR NO : 2020/3121
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/12/2019 tarih ve 2018/815-2018/1050 sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 21.05.2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında davalının yönetim kurulu üyesi seçildiğini ve yönetim kurulu kararı ile de genel müdür olarak atandığını, ayrıca şirketi temsil ve ilzam etme hususunda münferit imza yetkisi verildiğini, taraflar arasındaki 04.05.2010 tarihli iş sözleşmesi ile davalıya yıllık brüt 200.000.- TL ücret verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının belirlenen miktardan daha fazla ücret alarak şirketi toplam 417.079,77 TL zarara uğrattığını, ayrıca davalıya hangi hususlarda ve hangi miktarlarda yetkili olduğu hususunun bir iç düzenleme ile 04.06.2011 tarihinde bildirildiğini, iç düzenlemeye göre davalının değeri 50.000 Euro üzerinde olan her türlü giderler için müvekkili şirket yetkililerinden imza alması gerektiğini, ancak davalının iç düzenleme ilkelerini ihlal ederek şirket yetkililerinden onay almaksızın dava dışı Hakan Yararbaş ile iş birliği sözleşmesi imzaladığını, sözleşme çerçevesinde dava dışı Hakan Yararbaş’a 206.942,10 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, müvekkili şirketin uğradığı toplam 624.021,87 TL zararın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18/07/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirip, 31/10/2018 tarihli duruşmada feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, karara karşı tavzih talebinde bulunmuştur.
Mahkemece 03/12/2019 tarihli tavzih ek kararı ile, yenileme harcının tahsil nedeninin HMK 150/4 gereğince davaya devam edilebilmesi gayesine matuf bulunduğu, mahkemece davaya devam edilerek hüküm tesis edilmesinin yenileme harcının yatırılması nedeni ile inceleme yapılmasına dayandığı, harcın yatırılmaması halinde mahkemece verilecek kararın davanın açılmamış sayılması olacağı, ayrıca mahkeme kararının 15/01/2019 tarihinde kesinleşmesi sonrası davacı vekilinin hatanın düzeltimi talebinde bulunduğu, mahkeme kararının şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, hükümle taraflara yüklenen yükümlülükler değiştirilemeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Tavzih talebinin reddine dair ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairenin 17.01.2017 tarihli bozma ilamında, 18.11.2014 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve yenileme harcı alınmasının doğru olmadığına işaret edilmiş, mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda yenileme harcı konusunda bir hüküm tesis edilmemiş, kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekili yenileme harcının da iadesini tavzih yolu ile istemiştir.
Daire bozma ilamı ile yenileme harcının davacıya iadesi hususu kesinleşmiş olup, davacının her aşamada bu konuda talepte bulunması mümkündür. Davacının tavzih isteminin bu şekilde değerlendirilerek yenileme harcınında davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, tavzih talebinin kabulü halinde davalıya borç ve yükümlülük tahmili söz konusu olmadığı halde, davacının yenileme harcının iadesine yönelik (tavzih) talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, 03.12.2019 tarihli ek kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin 03.12.2019 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.