Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/1646 E. 2020/5587 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1646
KARAR NO : 2020/5587
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine,… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; kurum sigortalısı …’ın 14/11/2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu vefat ettiğini, davalı işverenin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almadığını, Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, ödeme yapıldığını, Kurum zararının oluştuğunu belirterek şimdilik 12.564,35 TL Kurum zararının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili; davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulüne, 92.355,14 TL bağlanan gelirin onay tarihi olan 11/05/2016 tarihinden itibaren 1.877,54 TL yapılan tedavi giderinin sarf tarihi olan 12/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, sigortalıya verilen kusurun fazla olduğunu, işverenin %100 kusurlu olduğunu belirterek;
Davalı şirket vekili; ölenin kendi işçileri olmadığını, kazanın iş kazası olmadığını, faizin ve faiz başlangıç tarihlerinin yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek;
İstinaf talebinde bulunmuştur.
B-BAM KARARI
…Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Taraf vekilleri istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dava, 14/11/2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm geliri ile kazalıya sarf edilen tedavi giderleri nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesidir.
Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde sigortalı ile davalıların ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki davada, sigortalının boya ustası olup, davalı şirketin işçisi olduğu, kaza tarihinde inşaatın giriş katında boya işini yaparken merdiven boşluğundan takriben 315 cm aşağıdaki -1. kata düşmek suretiyle vefat ettiği şeklinde belirtilen olayla ilgili olarak; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 05.04.2016 tarihli İnceleme Raporunda da, yüksekten düşme sonucu gerçekleştiği belirtilen kazaya ilişkin davalı işverenin %75, kazalının %25(ağır kusurlu) oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, konuya ilişkin kesinleşmiş …Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarih ve 2016/269 E. 2018/13 K. sayılı kararına göre de, yüksekten düşme neticesi gerçekleştiği belirtilen kazada davalı şirketin dava dışı ortağı Nurettin Gökçe’nin asli, kazalının tali kusurlu bulunduğu, Mahkemece karara da esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre de, davalı işverenin %75, kazalının %25 oranında kusurlu bulunduğu görülmüşse de, olayın maddi oluş şekli tam olarak aydınlatılamamıştır.

Dosya kapsamında, kazalının boya işini en son nerede, hangi katta yapıyor olduğu, bu boya işini yaparken bir iskele, merdiven vs. üzerinde çalışırken mi düştüğü yoksa başka bir nedenle mi düştüğü hususu net olarak belirlenmemiş olup, Mahkemece ceza dosyası ile varsa tazminat dosyası da getirtilmek suretiyle olayın oluş şekli net bir şekilde belirlenmeli, bu kapsamda davaya konu iş kazası kolunda ve iş güvenliği ile işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan 6331 sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınarak, iş kazasının oluşumunda kusur oran ve aidiyetleri ayrı ayrı usulünce belirlenip, yapılacak değerlendirme sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve …Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : …Bölge Adliye Mahkemesi 34. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.