YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4397
KARAR NO : 2020/2599
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/12/2017 tarih ve 2016/292 E- 2017/546 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1223 E- 2019/634 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin 1984’ten beri ilaç sektöründe faaliyette bulunduğunu, “zinco” ibareli çok sayıda markası olduğunu, davalının “zincoral pediatrik şurup” ibareli başvurusuyla davacının “zinco” ve “zinco” uzantılı tescilli markaları arasında 5. sınıftaki mallar yönünden görsel ve sescil olarak tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davalı markasının müvekkilinin markasının serisi olarak değerlendireceğini, dava konusu başvuruya yaptığı itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek 2016-M-4517 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “zincoral pediatrik şurup” ibareli başvuru markasıyla davacının “zinco” ve “zinco” uzantılı ve tescilli markaları arasında 5. sınıftaki mallar yönünden görsel ve sescil olarak tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, her iki markada “zinco” ibaresinin baskın olarak ön plana çıktığı, ilaçlar konusunda sadece doktorların ve eczacıların ilgili tüketici olarak baz alınamayacağı, eczanede çalışan kalfalar, pediatrik şurupların bazı hallerde reçete olmadan da eczaneler tarafından hastalara ve yakınlarına satıldığı olağan ve ihtimal dahilinde olduğundan ilgili tüketici kesiminin daha geniş bir kitle olarak hatta ortalama düzey tüketici kesimine yakın bir tüketici kesimi olabileceği, taraf markalarının aynı işletmenin ürünü, idari veya ekonomik açıdan bağlantılı işletmeler olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında iltibas ve benzerlik söz konusu olabileceği gerekçesi ile bilirkişi raporu aksine davanın kabulüne, TPMK’nın 2016-M-4517 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin “zincoral pediatrik şurup” ibareli 5. sınıfta yapılan marka başvurusu ile davacının markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi yönünden iltibas oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı tespiti ile davalı şirketin başvurusu olan “zincoral pediatrik şurup” markasının tescil edilmek istendiği 5. sınıf malların içerik itibariyle bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, bilinçli tüketici kitlesinin de markaları ayırt etmede diğer tüketici kitlelerine göre daha dikkatli olduğu, ilaç markalarının çoğunlukla hedef alınan hastalığa ve o hastalığı iyileştirmede kullanılan ilacın etken maddesine atıfta bulunduğundan bilinçli tüketici kitlesi de dikkate alındığında diğer markalara oranla ufak farklılıkların ayırt ediciliği sağlamada yeterli olduğu, başvuru markasında geçen “ZİNCO” kelimesinin Türkçe’deki anlamı dikkate alındığında, çinko esaslı 5. sınıf gıda takviyesi grubu ürünlerde etken madde bileşeni olarak kullanılabilecek olması ve ilaç markasının doktor ve eczacılardan oluşan uzman kullanıcı kesimi nedeniyle aynı sınıf ürünler bakımından “ZINCO” ibareli davacı markaları ile “zincoral pediatrik şurup” başvuru ibaresi arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlikten söz edilemeyeceği gerekçeleriyle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın kaldırılmasıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.