Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/1844 E. 2020/5165 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1844
KARAR NO : 2020/5165
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

Mahkemesi : Ankara 16. İş Mahkemesi

Dava, tedavi giderleri kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; kurum denetmeni tarafından düzenlenen 30.10.2012 tarih ve 106 sayılı rapora göre, sigortalı …’nın 01.05.2010-14.04.2012 tarihleri arasında yersiz karne kullanımı sonucu kurumun zarara uğradığının tespit edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/25890 esas sayılı dosyası dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap vermediği, aşamalarda verdiği beyanla davanın reddini talep etmştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, 5510 sayılı Yasa’nın 67. maddesinde genel sağlık sigortasından yararlanma şartlarının gösterildiği, davalının bu çerçevede prim ödemesi bulunmasa dahi anılan Yasa’nın 60. maddesinin -g- bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayıldığı belirgin olup, davalının 67. madde kapsamında gelir testine tabi tutulmasıyla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borcunun kurum tarafından her zaman tahsilinin mümkün olduğu, böylece 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderlerinin anılan Kanunun geçici 45. maddesi gereği talep edilemeyeceği, 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderlerinin ise davalının 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinin ilgili bentleri gereğince genel sağlık sigortalısı sayıldığından ve 67. madde kapsamında gelir testine tabi tutulmasıyla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsilinin mümkün olduğu gözönüne alındığında, belirtilen giderlerin genel sağlık sigortalısı sayılan hak sahibinden talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b maddesinin 1. alt bendi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili, istinaf gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava konusu olay itirazın iptali istemine ilişkin ise de, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86. maddesidir.
1.4.2010-31.1.2012 tarihleri arasındaki sigortalılığı iptal edilen davalının 1.5.2010-14.4.2012 arasında yersiz olarak tedavi giderinden faydalandığı iddiası karşısında,Mahkemece davalının çalışmalarının fiili olup olmadığının dolayısıyla kurum işleminin yerinde olup olmadığının irdelenmemesi, giderek davanın reddine karar verilmesi hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Bu nedenle Mahkemece, 5510 sayılı Yasanın 86. maddesi kapsamında, davalının iptal edilen sigortalılık süresindeki çalışmasının fiili olup olmadığı irdelenmelidir. İptal edilen sigortalılık süresinin fiili çalışmaya dayanmadığı kanaatine varılması durumunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2019 tarih 2015/10-2743 E. – 2019/275 K. sayılı ilamı kapsamında değerlendirme yapılarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.