YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/112
KARAR NO : 2020/2825
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 gün ve 2015/46 – 2016/90 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/10/2018 gün ve 2016/14707 – 2018/6190 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına başvurusu yapılan 07.11.2013 tarihli ve 2013/07312 sayılı tasarımdan 01 ve 11 numaralı tasarımlara davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve itirazın kabul edilerek söz konusu tasarımların hükümsüz kılındığını, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu tasarımların genel karakterlerinin, form yapılarının, taban kısımlarının ve bu yapının aldığı biçimsel ve teknik detayların belirgin biçimde farklı olduğunu, bu farklılıklar sebebi ile tasarımların bütünsel algısının farklı kabul edileceğini, dava konusu tasarımlarda ürünlerin doğası ve kullanım amacı gereği tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğunu ileri sürerek 21.11.2014 tarihli ve 2014/T-678 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu tabak formlarının davacının tasarım başvuru tarihinden önce başka kişiler tarafından piyasaya arz edildiğini, dava konusu tasarımların 2008/00248 sayı ile tescilli 6.1, 6.2 nolu tasarımların benzeri olduğunu, 2008 yılında tescil edilen işbu tasarım sebebiyle dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilikten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.