YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4001
KARAR NO : 2020/2208
KARAR TARİHİ : 02.03.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/03/2018 tarih ve 2017/191 E. – 2018/153 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1191 E. – 2019/666 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin BERRY, BERRİE, BERRİ, BERRY, BHERRY, BİERRİ, BİERRY, BEAİRRY ibareli markaların sahibi olduğunu, anılan markaların BİM markasıyla hizmet sunan işletmelerde sürekli biçimde kullanıldığını, davalının 2014/56898 numaralı “dewberry+şekil” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin iltibas ve kötüniyet vakıasına dayalı itirazının … tarafından reddedildiğini, müvekkili markaları ile başvuru konusu işaretin görsel, sescil ve kavramsal olarak bıraktıkları umumi intibanın aynı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin yurtiçi ve dışındaki ticari hayatında dewberry ibareli markasını kullandığını, www.dewberry.com.tr alan adını taşıyan web sayfasında ticari faaliyetlerini tanıttığını, markalar arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait markalardaki ‘’berry’’ ibaresinin Türkçe karşılığının dut olduğu, davacının bu ibare dışındaki markalarının da berry ibaresinden türetildiği ve berry ibareli marka için esasen koruma markası konumunda oldukları, davalının markasının ise “dewberry” ibareli olduğu, “dewberry” ibaresinin Türkçe karşılığının böğürtlen olduğu, taraf markalarındaki ‘’berry’’ ve “dewberry” ibarelerinin 3. sınıf ürünler bakımından kısmen de olsa vasıf bildirici özelliği bulunduğu, İngilizce bilmeyenler için iki ibarenin anlamsız ve birbiriyle sadece son kısmı itibariyle benzeşen ve fakat farklı iki işaret olarak algılanacağı, İngilizce bilenler için ise farklı anlamları olan iki işaret olarak algılanacağı, markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle karıştırılmaya yol açaçak düzeyde benzer olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davacının BERRY, BERRİE, BERRİ, BERRY, BHERRY, BİERRİ, BİERRY, BEİRRY ve BEAİRRY ibarelerinden oluşan markaları ile davalı başvurusuna konu “dewberry” ibareli marka arasında, kavramsal görsel ve işitsel benzerlik olduğu, tescil kapsamlarının da aynı tür malları kapsadığı, kapsadığı 3. sınıf ürün ve hizmetler itibariyle davacıya ait markalar ile 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, 2018/920 esas, 2019/2737 karar ve 08/04/2019 tarihli, 2018/948 esas, 2019/2604 karar sayılı, 2018/4076 esas, 2017/5832 karar sayılı ilamlarının bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2017-M-2258 sayılı kararının 3. Sınıf malları yönünden iptaline, 2014/56898 sayılı markanın kabul edilen emtia sınıfları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.