Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19621 E. 2012/2362 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19621
KARAR NO : 2012/2362
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ayrı yaşama hakkına dayalı olarak davacı eş için tedbir nafakası istenilmiş, mahkemece iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
HUMK’nun 240. maddesine göre, kural olarak, hakim tarafların bildirdiği delilleri serbestçe takdir eder.Somut olayda davacı eş, kocası davalının kendisini dövdüğünü, kömürlüğe kapattığını annesinin evine sığındığını, ayrı yaşama hakkı bulunduğunu iddia ederek, kendisi için tedbir nafakası istemiş, iddiasını ispatlamak icin tanıklarını bildirmiştir. Mahkemece; davacı tanıklarının, davacının akrabaları olduğu ve taraftarın bulunduğu mahalden başka bir ilde oturmaları nedeniyle iddia olunan vakılarla ile ilgili görgüye dayalı bilgileri bulunmadığı, davalı tanığının ise tarafların komşusu olduğu, görgüye dayalı bilgilerinin bulunduğu, beyanlarının daha doğru olduğundan bahisle davalı tanıklarının beyanı esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tanıklarının akraba olup olmaması, taraftarla aynı mahalde oturup oturmamaları, tarafsızlıklarına ve olayları görüp bilmelerine engel olmadığı gibi iddiaları doğrulayan davacı tanıklarının beyanlarına göre de davacının sürekli dövülmesi nedeniyle psikolojisinin bozulduğu ve en son yanlarına geldiğinden beri davacının ayrı yaşama hakkının bulunduğu beyan edilmiştir. O halde mahkemece, dinlenen taraf tanıklarının ifadelerine göre davacının ayrı yaşamada haklı olduğu hususu sabit olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru degildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.