Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3588 E. 2020/2073 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3588
KARAR NO : 2020/2073
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

Mahkeme : BURSA 4. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamında değinilen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2010 tarih ve 2010/144 sayılı kararına dayanılarak yapılan iletişimin dinlenilmesi kayıtları getirtilerek gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, sanık hakkında diğer sanık …’in suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği gerekçesiyle, TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Dairemizin 09/07/2012 tarihli 2012/2391 esas ve 2012/13124 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen; sanık hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2010 tarih ve 2010/144 sayılı iletişimin dinlenilmesi kararı ve bu karara dayanılarak sanığa ait telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının asılları veya onaylı örneklerinin getirtilmesi, sanığa iletişim tespit tutanakları okunarak, konuşmaların kendisi tarafından yapılıp yapılmadığının sorulması, konuşmaların kendisine ait olmadığını söylediği takdirde, ses kayıtları getirtilip dinletilerek kendisine ait olup olmadığının sorulması, telefon konuşmalarındaki seslerin kendisine ait olmadığını belirtmesi halinde ses örnekleri alınarak,
ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının olayla ve gerçekleşen olgularla birlikte ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerekirken; Kestel Sulh Ceza Mahkemesince suç tarihinden sonra verilen iletişimin dinlenilmesi kararları ve bu kararlara dayanılarak suç tarihinden sonra yapılan telefon görüşmelerine ilişkin iletişimin tespiti kayıtları getirtilip inceleme yapılmak suretiyle, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin, hükmün BOZULMASINA,
02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.