Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5251 E. 2020/3407 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5251
KARAR NO : 2020/3407
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15/12/2016 tarih ve 2014/448 E- 2016/559 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/10/2019 tarih ve 2017/2819 E- 2019/2294 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar “DODİPETTO” markası ile faaliyet gösterdiğini, bu ibareyi 2006/ 22455 numarası ile tescil ettirdiğini, davalının ise art niyetli olarak ve müvekkilinin sektörel tanınmışlığından faydalanmak amacıyla 2011/41470 numaralı “dodi” markasını tescil ettirdiğini, taraf markalarının 556 sayılı KHK 7. madde ve 8. madde anlamında tüketici nezdinde iltibas yarattığını, müvekkilinin “dodipetto” tanınmış markası ile davalı markasının birebir aynı olduğu iddiasıyla davalıya ait 2011/41470 numaralı tescilin hükümsüzlüğünü ve davalı markasının markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının anlam, deyiş, söyleniş açısından ortak noktası olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markalar arasında var olan benzerlik, markaların üzerlerinde kullanılacağı malların aynılığı, davacı markasının ayırt edici gücünün yüksek olması ve markaların ortalama tüketicilerinin toplumun geniş bir kesimi olması hususları bir arada değerlendirildiğinde davalı adına 2011/41470 numaralı “dodi” markası ile davacı adına 2006/22455 numarası ile tescilli” DODİPETTO” markası arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu ve davalı markasının tescil edildiği tüm mallar bakımından KHK 42.md.si kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, benzerlik gerekçeleri ile davacının davasının kabulü ile TPMK’da davalı adına tescilli 2011/41470 tescil numaralı “dodi” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı adına tescilli “DODİPETTO” ibareli markanın 25.sınıfta, davalı adına tescilli “dodi” ibareli markanın 25.sınıfta “Ayak giysileri, baş giysileri” emtialarında tescilli olduğu, davacının markasının da 25.sınıfta “Ayak giysileri; Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, potikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar…/ Başlıklar, şapkalar, bereler, kepler, kasketler” alt emtia grubunu kapsadığı, aynı sınıfta tescilli oldukları, davalı markasının, davacı markasının ilk kısmı olan “Dodi” ibaresi ile tescil edildiği, markalar arasında görsel, işitsel benzerlik bulunduğu markaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa neden olacağı, davalı markasının küçük harflerle yazılmasının ayırtedicilik kazandırmadığı tüketicinin davalı markası ile davacı markalarının aynı kaynaktan geldiğini düşünebileceği işletmeler arasında bağlantı kurabileceği, ilk derece mahkemesinin kararın yerinde olduğu kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.