YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3837
KARAR NO : 2020/2725
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı … ili, … ilçesi, … köyü 160 ada 4 parsel numaralı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapusunun iptali ile Hazine adına orman niteliğiyle tescili istemiyle dava açmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli, 2018/2216 E.- 2019/925 K. sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kesinleşen orman tahdid haritası dışında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sayılan yer iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu, daha sonra 1975 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 2007 yılında yapılmış arazi kadastro çalışması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararındaki gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
08/09/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.