YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35738
KARAR NO : 2020/2745
KARAR TARİHİ : 20.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 15.12.2005 tarihinden iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 18.03.2015 tarihine kadar davalı şirkette sevkiyat şefi olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.250.-TL olduğunu, müvekkilinin her ne kadar ürün sevkiyat şefi olarak çalışmış ise de sabah ve akşam işçi servis şoförlüğünü de müvekkilinin yaptığını, müvekkilinin çok fazla mesai yaptırıldığını ve bu mesailerin ödenmesini, ayrıca yıllık izinlerinin kullandırılmasını veya ücretinin ödenmesini talep etmesi üzerine hiçbir haklı gerekçe olmadan davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde işten kovulduğunu, müvekkilinin haftanın altı günü 08:00 – 21:00/21:30’a kadar çalışmış olduğunu, ancak müvekkiline hiç fazla çalışma ücreti ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin hiçbirini de kullanmadığını, ayrıca müvekkilinin genel tatillerde de çalıştırılmış olmasına karşın bugünlere isabet eden ücretlerinin de ödenmediğini ifade ederek 1.000.-TL kıdem tazminatı, 200.-TL ihbar tazminatı, 4.000.-TL fazla mesai alacağı, 200.-TL yıllık izin ücreti alacağı ve 200.-TL de genel tatil alacağı olmak üzere 5.600.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 05.04.2006 tarihinde işe başladığını, 28.03.2015 tarihinde iş akdinin, işe sebepsiz gelmemesi sebebi ile feshedildiğini, müvekkili şirketçe işe gelmeme tutanakları tutulup, davacıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davacının keşide edilen ihtarnameye rağmen işe gelmediğini ve mazeret de bildirmediğini, bu durum üzerine de davacının iş akdinin feshedildiğini, davacının tamamen kötü niyetli olup, dava açmış diğer üç arkadaşı ile birlikte daha yüksek maaş veren bir başka şirkette işe başladığını ve bu durumu müvekkili şirketine bildirmediği gibi kötü niyetli olarak bu davaları açtığını, davacının müvekkili şirkette şoför olarak çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 1.790.-TL olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığını, davacının yapmış olduğu fazla çalışmaların bordrolara tahakkuk ettirilmek suretiyle hesaplandığını ve banka kanalı ile de davacıya ödendiğini, müvekkili işyerinde genel tatillerde çalışılmadığını, ayrıca zamanaşımı definde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 Sayılı HMK.nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Yine 6100 sayılı HMK’nun 281. maddesi, “(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.
(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.
(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece ek bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmeden karar verildiği gibi karar duruşmasında davalı vekilinin gönderdiği mazeret dilekçesi ara karar ile kabul edilmesine rağmen bu ara karara da aykırı şekilde davalı tarafın yokluğunda karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup, hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu noktadan bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.