YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4055
KARAR NO : 2020/3704
KARAR TARİHİ : 17.06.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü olan 28.04.2013 tarihinde, terk edilmiş bir motosiklet ihbarı üzerine, Akhisar-Kırkağaç karayolu, Medar kasabası çıkışına giden kolluk görevlilerince sepetli motosikletin incelendiği, sepetinde bulunan çanta içerisinde bir adet sikkenin bulunduğu, bu esnada motorsiklet sahibi sanık …’ın olay yerine geldiği ve motosiklet ile ele geçirilen sikkenin kendisine ait olduğunu, hurdacılık yaptığını ve bu sikkeyi de 6-7 gün önce hurda topladığı esnada çöpten bulduğunu beyan ettiği, sanığın rızası üzerine muhafaza altına alınan sikke hakkında düzenlenen 30.04.2013 tarihli Manisa Müze Müdürlüğü raporunda, sikkenin Helenistlik dönemine ait ve 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olduğunun tespit edildiği, üniversitede görevli arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu sikkenin tescil ve tasnife tabi Devlet müzelerinde korunması gereken nitelikte kültür varlığı olup 2863 sayılı Kanun kapsamına girdiğinin belirtildiği, her ne kadar dosya kapsamında çanta içerisinde yapılan arama işleminin dayanağı olan bir arama kararı ya da yazılı emrin bulunmadığı anlaşılmış ise de; sanığın aşamalardaki birbiriyle uyumlu çelişki içermeyen tüm beyanlarında suça konu sikkenin kendisine ait olduğunu, hurda toplarken 6-7 gün önce bulduğunu kabul ederek atılı suçlamayı ikrar ettiği, böylelikle Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere dosyada, hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması hâlinde, mevcut delillere göre sanığın cezalandırılmasına olanak bulunduğu, bir diğer ifadeyle dosyada mevcut olan diğer deliller de açıklanıp tartışılarak sanığa yüklenen suçun sübut bulduğu sonucuna varılması ve sanığın mevcut delil durumuna göre de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında 2863 sayılı Kanunun 4/1. maddesinde sözü edilen “bulma” olgusunun gerçekleştiği ve sanık hakkında “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu düzenleyen aynı Kanunun 67/1. maddesinin sübut bulduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.