YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4462
KARAR NO : 2020/1892
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 gün ve 2013/429 – 2015/1278 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/04/2018 gün ve 2018/161 – 2018/3140 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Malatya Dörtyol Cad. Şubesinde müvekkili adına açılan vadeli Türk Lirası hesabındaki mevduatın usulsüz işlemlerle müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında sahte evrak tanzimi suretiyle muhtelif tarihlerde yapılan işlemlerle boşaltıldığını, bunun üzerine müvekkilinin Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/19322 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca imza incelemesi yaptırıldığını ve müvekkili tarafından imzalandığı iddia edilen tüm imzaların sahte çıktığını, müvekkilin hesabının internet bankacılığına açılması için herhangi bir talimat vermediği gibi internet bankacılığında kullanılması için bir telefon numarası da tanımlatılmadığını, müvekkili adına sahte imza atılmış olan şifre belirleme talep formunda belirlenen cep telefonu numarasının savcılık dosyasında şüpheli olarak gösterilen …’e ait olduğunu, …’in Yapı Kredi Bankası İnönü Cad. Şubesi çalışanı olduğunu ve müvekkilinin Yapı Kredi Bankasında olan hesaplarının da yine aynı şahıs tarafından sahte işlem ve talimatlarla boşaltıldığını ileri sürerek 100.000 TL’nin işlem tarihinden itibaren vadeli hesabına işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.