YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4239
KARAR NO : 2020/1918
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/07/2019 tarih ve 2019/327-2019/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Bizteks Tekstil San ve Tic. Ltd. Şirketi’nde pazarlama müdürü olarak çalışmakta iken şirket merkezi İspanya/La Corona’da bulunan ve Zara markasının sahibi İnditex şirketine fason üretim yapabilmek amacıyla sözleşme yapmak üzere davalı THY ile Spanair arasındaki işbirliği sözleşmesi gereği aktarmalı olarak Spanair’ın JK6474 sayılı uçuşu ile…’ya gittiğini, ancak bavulunun kendisine teslim edilmediğini, iş giysileri, sunum notları ve numuneleri olmaksızın iş görüşmesine gidemeyeceğinden ve çantanın ertesi gün kendisine teslim edileceği söylendiğinden İnditex adlı şirketle olan randevusunu ertesi güne ertelettiğini, ancak ertesi gün de bavulu teslim edilmeyince şirketten bir daha randevunun ertelenmesini isteyemediğinden müvekkilinin Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığını, bavul teslim edilmediği için masraflar yaptığını, bavulun kendisine zamanında teslim edilememiş olması nedeniyle İnditex adlı şirketle sözleşme yapma şansını kaybederek amirlerinin gözünde beceriksiz bir yönetici olarak algılanmasına neden olunduğunu ileri sürerek 20.000,00 TL manevi tazminat ile 5.000 Poingcare Frank karşılığı Türk Lirası maddi tazminatın 23.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bagajın geç teslimi nedeniyle davalının sorumluluğunun sınırlı olup olayda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, ayrıca geç teslim nedeniyle davacının kişilik haklarına yöneltilmiş bir saldırının varlığından söz edilmeyeceğinden manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kendi meslekî kariyeri ve pazarlama müdürü olduğu şirket için önem arz eden seyahatinin amacına ulaşmadığı, bu durumun davacının meslekî itibarını ve kariyerini olumsuz etkileyebileceği gibi, moral ve motivasyonunu da düşürdüğü, olaydan davacının elem ve ızdırap duyduğu, Montreal Konvansiyonu’nun 19’uncu maddesi ve BK’nın 98’inci maddesi hükmü delaletiyle aynı BK’nın 49’uncu maddesi hükmüne göre manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, maddi tazminat davasına ilişkin verilen karar Yargıtay tarafından bozma konusu yapılmadığından maddi tazminat ile ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 512,32 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.