YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/297
KARAR NO : 2020/5410
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama bağ niteliğindeki Şehzadelere İlçesi, Sancaklı Bozköy Mahallesi 773 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası artan fark bedelin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
İlk karar davacı idare ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olup, ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan; bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalıların payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden ilk kararı temyiz etmeyen davalıların payını da kapsar şekilde fark bedelin depo edilmesine ve bu bedele yasal faiz işletilmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.