YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/894
KARAR NO : 2020/2946
KARAR TARİHİ : 03.06.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişiler, haciz adreslerinin kendilerine ait işyerleri olduğunu, hacizlerde birçok usulsüz işlemin olduğunu, borçlu şirketin resmi sicil adresinin haciz uygulanan adresler olmadığı gibi diğer borçlu …’un MERNİS adresi de olmadığını, 09.06.2014, 11.06.2014 ve 13.06.2014 tarihlerinde, No: 2/6 adresinde haczedilen menkullerin üçüncü kişi şirket … Şirketine, … ve … San. Sit. adresinde haczedilen menkullerin ise diğer davacı üçüncü kişi … Boya Şirketine ait olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi şirketlerin kurucularından …’un borçlu …’un oğlu olduğunu, haciz mahallinde borçlu adına çok sayıda evrak bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre haczedilen malların borçluya ait olmadığı, borçlu Hasan ve ortağı olduğu şirketin davacı şirketlerle organik bağının sadece akrabalık ilişkisi olduğunun rapor edildiği, raporun denetime ve hükme dayanak olmaya elverişli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı alacaklı vekilinin, davacı üçüncü kişi … Boya San. A.Ş. lehine 11.06.2014 tarihli hacze yönelik karara karşı temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasa’nın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.07.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000,00 TL’yi geçmesi gerekir.
İİK’ya 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On milyon TL (10,00 TL)’yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
Buna göre hesaplama yapıldığında 2016 yılında icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyiz konusu değer 6.310,00 TL’nin üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nin 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda, 09.06.2014 tarihinde davacı üçüncü kişilerden …nin adresinde yapılan hacze konu mahcuzların değerinin 1.800,00 TL, 11.06.2014 tarihinde yapılan ek hacizde 800,00 TL, 13.06.2014 tarihinde ise 100,00 TL değerinde menkulün ek olarak haczedildiği, diğer davacı …nin adresinde ise 13.06.2014 tarihinde 1.300,00 TL değerindeki menkul mala ek olarak haciz konulduğu, temyiz sınırının her haciz yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, her bir haciz yönünden temyiz konusu mahcuzların değerinin 6.310,00 TL’nin altında olduğu sabittir.
Bu durumda davacı üçüncü kişi …ne yönelik temyiz dilekçesinin tüm, davacı üçüncü kişi …ye yönelik temyiz dilekçesinin 13.06.2014 tarihli hacze ilişkin olarak reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.