YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10409
KARAR NO : 2020/3335
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükümlerine aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda bildirdiği “…Balıkesir” adresi yerine, ilk olarak “… Bayrampaşa/İstanbul” adresine tebliğe çıkartılıp, sanığın bu adreste tanınmaması nedeniyle iade edilmesi üzerine, MERNİS adresinde Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca 08/01/2015 tarihinde muhtara tebliği işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık müdafinin öğrenme üzerine 21/04/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan hükmün ONANMASINA, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.