YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3014
KARAR NO : 2020/2131
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/318 E- 2018/72 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/04/2019 tarih ve 2018/992 E- 2019/425 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli markaları ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ÖZSTAR” ibaresini davalı şirketin marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun “ÖZSTAR” ibaresinden oluştuğunu, müvekkili markalarının esas unsurunu teşkil eden “STAR” ibaresinin başvuruda aynen kullanıldığını, tek farklılığın “öz” ekinden kaynaklandığını, bu sözcüğün tescil ettirilmek istenilen mallar açısından genel bir ifade olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca da dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarında ortak olan unsurun “star” ibaresi olduğunu, bu ibarenin ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğunu, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalarda ortak olarak yer alan “star” kelimesinin ayırt ediciliği olmayan bir kelime olduğunu, başına veya sonuna ekler yaparak herkes tarafından kullanabileceğini, zayıf ayırt edici markayı seçen davacının bunun sonuçlarına katlanmasının gerektiğini, buna göre müvekkilinin başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı KHK’nın 8/4 maddesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “ÖZSTAR+şekil” ibareli başvuruda, kelime unsuru şekil unsuruna göre ön plana çıktığından başvurunun asli unsurunu “ÖZSTAR” ibaresinin oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarını ise “STAR”, “STARS” ibarelerinin oluşturduğu ve davacı tarafında uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükseldiği, bu durumda, “STAR” ve STARS” asıl unsurlu itiraza mesnet markalarla, “ÖZSTAR” asıl unsurlu dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki 29. 30. ve 32. sınıf malların tamamı ile 31. sınıftaki, “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.”ın satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri, 40. sınıftaki “Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri”, 43. sınıftaki “Yiyecek ve içeçecek sağlanması hizmetleri” ile itiraza mesnet markaların kapsamlarında yer alan mallar arasında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptali ve iptal edilen mal ve hizmetler yönünden başvuru markasının kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 27/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.