YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3725
KARAR NO : 2020/1911
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2017 tarih ve 2016/267 E- 2017/261 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1196 E- 2019/667 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Z” ibareli, tanınmış ve seri markaların sahibi olduğunu, “Z” harfini içeren markaların müvekkili ile özdeşleştiğini ve ayırt ediciliğinin yükseldiğini, anılan “Z” harfinin markalarda esas ve ayırt edici unsur konumunda bulunduğunu, davalının 15.05.2014 tarihinde “Z” ibareli, 25/1-3, 35/1-5+6 (18 ve 35.s için). Sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2014/41152 kod numarası verilen başvuruya yaptıkları itirazın TPMK YİDK tarafından 2016/M-4765 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle özgün niteliği tartışmasız olan “Z” harfini içeren markalarıyla davalının standart ve bilinen bir Z harfinden hareketle stilize edilmiş inceden kalına doğru giden hat şeklinde tasarlanmış “Z” harfini içeren başvurusu arasında mizanpaj, kaligrafi, renklendirme, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının “Z” harfini içeren markalarıyla davalının “Z” harfinden tasarlanan başvurusu arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.