Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3630 E. 2020/1978 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3630
KARAR NO : 2020/1978
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/05/2019 tarih ve 2018/183-2019/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka müşterisi olduğunu, bugüne kadar kullanmış olduğu her kredi işlemlerinde kredi-dosya masrafı ödediğini, davalı bankaya müvekkilinin bankaları nezdinde çekmiş olduğu devam eden yada bitmiş olan 10 yıl geriye dönük olarak kesilen tüm masraf ve ücretlerin toplamının ve tüm kredi sözleşmelerinin birer suretleri ile tüm dosya masraflarının taraflarına iadesi talepli davalı bankaya iadeli taahhütlü mektup yolladıklarını, ancak olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediğini belirterek davalı bankadan son 10 yıl içinde çekilmiş bulunan tüm ticari krediler için müvekkilinden kesilen komisyon, ipoteğin fekki, erken kapama komisyonu ve dosya masraflarından şimdilik 1.000,00 TL’nin davalı banka nezdine geçtiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22/09/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava miktarının 88.907,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan kullanmak istediği kredi için vade, kâr payı ve komisyon tutarı içerecek şekilde kredi talep formu doldurarak başvurduğunu, banka tarafından incelendiğini ve davacıya kredi kullandırıldığını, davacı ile davalı banka arasında Grup Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davacının taksitlerinde gecikmeye düşmesi sebebiyle talep üzerine Refinansman işlemine tabi tutulduğunu, davacının ödeyeceği tutarı bilerek ve isteyerek imza ettiğini, komisyon tutarlarının iadesini talep ettiklerini ancak komisyon ve sair masraf alınmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, davacı firma adına düzenlenmiş 01/08/2008 tarihli geri ödeme tablosunda komisyon tutarının 45.000,00 TL olarak belirlendiği BSMV ile birlikte bu tutarın 47.250,00 TL olacağı, diğer bankalar tarafından bildirilen komisyon oranlanı tablolarında proje komisyonu adı altında bir oran bildirimi bulunmadığı, yalnızca T.C Vakıflar Bankası TAO tarafından proje krediler için kullandırım komisyonu oranının bildirildiği, bu orana göre tahsil edilebilecek kullandırım komisyon tutarının BSMV ile birlikte toplam 9.437,93 TL olabileceği, davalı banka tarafından davacı şirketten tahsil edilen kredi komisyonları toplamının 134.582,00 TL olduğu, davalı bankanın davacı şirkete kullandırmış olduğu 1.500.000,00 TL tutarlı kredi için kullandırım komisyon tutarının BSMV ile birlikte toplam 9.437,93 TL olduğu, bu nedenlerle davacı … tarafından ödenen kredi masraflarından 125.144,07 TL’sinin tarafların edimleri arasında dürüstlük kuralına aykırı bir dengesizlik yaratacak düzeyde olduğu, ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 88.907,00 TL alacağı 07/11/2008 tarihinden itibaren davalı banka nezdinde mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak hükmedilen alacağa avans oranında faize hükmedilmesi gerekirken davalı banka nezdinde mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının aşağıda gösterilen şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin hüküm kısmındaki ”…davalı banka nezdinde mevduata uygulanan en yüksek faiz..” ibaresinin çıkartılarak yerine ”..avans faizi…” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle davalı banka yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.