YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12196
KARAR NO : 2020/3774
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacı ve davalı ile birlikte müşterek murisleri olan babaları …’ın vefatı ile … İlçesi, … Mh. … cd. No.22 adresindeki ve tapunun 3023 ada, 13 parselinde kayıtlı gayrimenkulün iştiraken malikleri olduklarını, söz konusu gayrimenkulde toplam altı adet daire ile zemin katta lokanta olarak işletilen dükkan olmak üzere 7 adet bağımsız bölüm bulunduğunu, tarafların ve diğer iki hissedarın eşit şekilde taşınmazda 1/4 er paylarının bulunduğunu, davacının söz konusu binadaki sadece bir adet daireden yararlanmakta olduğunu, diğer beş daire ve dükkanın davalı ile diğer hissedarlarca tasarruf edilmekte olduğunu, davalı tarafın oğlu …’ın 4 nolu daireyi bilfiil kullandığı ve ayrıca davalının 5 ve 6 nolu dairelerin de kira bedellerini almakta olduğunu, taşınmazdaki 5 ve 6 nolu dairelere dair fazladan alınan kira bedellerinden payına düşen toplam 2300-TL alacağının davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalıya ayrılan dairede oğlunun ikamet etttiğini, davalının kardeşleri ile yapılan anlaşmanın dışına çıkmadığını, iddia edildiği gibi başka bir bağımsız bölümden faydalanmadığını, davacının iddia etiği iki dairenin 09.07.2009 tarihinde vefat eden kardeşlerden biri olan … tarafından kiraya verilmiş olduğunu, adı geçenin vefatından sonra her iki daireden kira alınmamış olduğunu, fiziksel olarak da bakıma ihtiyacı bulanan ve vefat eden kardeşine destek olduğunu ve bakmış olduğu davacının iki dairenin kirasının davalı tarafından alındığı iddiasının da davalının müteveffa kardeşine olan yakınlığına bağlandığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.300- TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu yapının bulunduğu 3023 ada 13 parselin davacı ve davalının ortak mirasbırakanı … adına kayıtlı olduğu, binada kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada 6 daire, 1 dükkan olmak üzere toplam 7 adet bağımsız bulunduğunun tespit edildiği, keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda davalının 5 nolu daireyi kiraya vermek sureti ile kullandığının tespit edildiği, 6 nolu dairenin ise keşif tarihinden önce boşaltılması sebebiyle ne zaman ve hangi tarihte boşaldığının tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle talep tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığı, dairelerin kira bedellerinin bu tespitler ışığında belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu 5 ve 6 numaralı daireleri davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiğini iddia etmiş, davalı …, 5 ve 6 numaralı dairelerin davacının iddia ettiği iki dairenin 09.07.2009 tarihinde vefat eden kardeşlerden biri olan … tarafından kiraya verilmiş olduğunu, adı geçenin vefatından sonra her iki daireden kira alınmamış olduğunu, fiziksel olarak da bakıma ihtiyacı bulanan ve vefat eden kardeşine destek olduğunu ve bakmış olduğu davacının iki dairenin kirasının davalı tarafından alındığı iddiasının da davalının müteveffa kardeşine olan yakınlığına bağlandığını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından kiraya verildiği iddia edilen 5 ve 6 nolu dairelerin kim tarafından, ne zaman kiraya verildiği hususunda toplanmaktadır. Keşif tarihinde de kiracı sıfatıyla dairede oturduğu tespit edilen ve tanık olarak beyanına başvurulan …’ nun beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazlardan 5 nolu dairenin davalı tarafından …’ın ölümünden sonra devam eden kira ilişkisine istinaden kira bedellerini tahsil ettiği ispat olunduğundan bu daireye yönelik temyiz itirazı yerinde değildir.
Bilindiği üzere, elatma bir haksız eylem olup varlığı her türlü delil ile ispatlanabilir. Dava konusu taşınmaza ya da taşınmazlara haksız elatıldığını ispat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca, davalının haksız bir kullanımının var olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir. Ne var ki; dosya içeriğinden ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazlardan 6 nolu dairenin davalı tarafından kiraya verildiğine ve kira bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiğine dair somut bir delil yer almamakla birlikte davacı iddiasını tanık delili ile de kanıtlanamamıştır. Davacı Tanığı …, davalı Tanığı …, davalı Tanığı Hatice Türe, davalı Tanığı …, davalı Tanığı …’ın davaya konu altı nolu dairenin kullanımına ilişkin olarak Arif ve Hülya isimli şahısların oturduğu, ölmeden önce …’ın iğnelerini Hülya hanım yapılması sebebiyle kira parasından düşüldüğü, bu kiracıların kira parası ödemediği, 3 sene kadar önce Hatice hanım vefat etmesi üzerinde daireyi boşalttığı, halası Hatice’nin kendi hissesine düşen daireyi tadilat yaptırıp kiraya verip kira paralarını kendi almakta olduğu şeklinde anlatımlarda bulundukları anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı tarafından dava konusu 6 nolu dairede oturduğu anlaşılan … aleyhine Eyüp 3. İcra Müdürlüğünün 2010/6360 Esas nolu takip dosyasında 2010 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık toplam 5 aylık kira bedelinden 1/4 paylarına düşen toplam kira bedeli olan 562,50 TL kira parası alacağına ilişkin yapılan takibe girişildiği, borçlunun …’ı tanımadığı, ev sahibinin … olduğu, ev sahibini özürlü olması nedeni ile kendisi ile anlaşıp bakımını üstlendiği ve karşılığında kira ödemediği gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. Davalı ve davacı tanıkları ile Eyüp 3. İcra Müdürlüğünün 2010/6360 esas nolu takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 6 nolu dairede davacı tarafından kardeşi … öldükten sonra kiraya verilerek kira bedellerinin tahsil edidiği davacı tarafından ispat edilememiştir. Buna göre mahkemece 6 nolu daireye ilişkin ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.