YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3599
KARAR NO : 2020/3644
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan babaları …’ın maliki olduğu … (…) ada … parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 ve 10 no’lu bağımsız bölümleri son eşi davalı …’ye, 3 ve 6 no’lu bağımsız bölümleri …’nin dava dışı yeğeni …’e, onun da bilahare mirasbırakanın …’den olma oğlu davalı …’ye satış yoluyla temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu 3, 6, 8, 10 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemişler; aşamalarda davayı miras payına hasretmişlerdir.
Davalılar, satış işlemlerinin gerçek olup muvazaa bulunmadığını, mirasbırakanın borç nedeniyle taşınmaz satmak durumunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptaline karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek taşınmazların tapu kayıtlarının tamamının iptaline şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2. fıkrasında yazılı “… ili, … ilçe, … 1 mahallesinde kain … ada, … parsel, … ve … bağımsız bölüm numaralı taşınmazların sadece davalı … adına olan tapularının iptali ile; 3/16 hissesinin … kızı 1978 doğumlu … adına, 3/16 hissesinin … kızı 1981 doğumlu … adına, 3/16 hissesinin … kızı 1994 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 2. fıkra olarak “ Davalı … adına kayıtlı olan dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 ve 6 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının davacıların 3/16’şar miras payları oranında iptali ile her bir taşınmazda iptaline karar verilen 3/16’şar payın davacı … adına, 3/16’şar payın davacı … adına, 3/16’şar payın davacı … adına tesciline, kalan payların davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün 3. fıkrasında yazılı “… ili, … ilçe, … 1 mahallesinde kain … ada, … parsel, 8 ve 10 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların sadece davalı … adına olan tapularının iptali ile; 3/16 hissesinin … kızı 1978 doğumlu … adına, 3/16 hissesinin … kızı 1981 doğumlu … adına, 3/16 hissesinin … kızı 1994 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 3. fıkra olarak “Davalı … adına kayıtlı dava konusu … ada … parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 ve 10 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının davacıların 3/16’şar miras payları oranında iptali ile her bir taşınmazda iptaline karar verilen 3/16’şar payın davacı … adına, 3/16’şar payın davacı … adına, 3/16’şar payın davacı … adına tesciline, kalan payların davalı üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,
Davalı tarafın temyiz itirazının bu yönden ve re’sen yapılan inceleme sonucu kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.