Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/15874 E. 2020/4601 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15874
KARAR NO : 2020/4601
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 1252 ada 29 parsel sayılı taşınmazın maliklerinin gaip olması nedeni ile vekil edeninin kayyım olarak atandığını, davalının dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın alt katını kiraya vermek, üst katına da eşya koymak sureti ile işgal ettiğini belirterek, 01.01.2004-31.12.2010 tarihleri arasında taahhuk eden 24.787,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tapu maliklerinin mirasçılarının bulunduğunu bu nedenle maliklere kayyım atanmasının usulsüz olduğunu, malikin mirasçılarından olan Aristi Gergi’nin ipotek alacağını ödeyerek onun yerine alacaklı konumuna geçtiğini, ayrıca mirasçı Ariste Gergi’nin dava konusu evin bakım gözetim ve tadilat işleri ile vergilerin ödenmesi için davalıya vekalet verdiğini, ecrimisilin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayyımlık kararın kaldırılmasına ilişkin kesinleşen karar doğrultusunda davanın sıfat yokluğundan (aktif husumet) reddine karar verilmiş, hüküm davacı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1252 ada 29 parsel sayılı taşınmazın … adına tapuda kayıtlı olduğu, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.10.2009 tarihli ve 2009/474 Esas, 200/939 Karar sayılı kararı ile maliklere kayyım atandığı, eldeki dava tarihinden sonraki bir tarih olan 20.01.2012 tarihinde tapu maliklerinin mirasçıları tarafından kayyımlığın kaldırılması davası açıldığı, dava sonucunda kayyımlığın kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 22.09.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı İstanbul Defterdarı TMK’nin 427/1 maddesi gereğince kayyım olarak atanmış olup gaip olan kişinin haklarını korumak ve kullanmakla yükümlüdür.
Yönetim kayyımlığının asıl görevi malların idaresi olup, kayyımın görevden alınması ile sona erer. Somut olayda, davacı kayyım tarafından ecrimisil talepli dava açıldıktan sonra, yargılama sırasında kayyım kararının kaldırıldığı ve kayyımın görevinin sona erdiği hususları dosya kapsamı ile sabittir. Dava tarihi itibarıyla kayyımın davayı açmaya ehil olduğu, ancak dava görülürken kayyım kararının mahkeme kararıyla kaldırıldığı ve temsil sona erdiğine göre, tapu maliklerinin mirasçılarına davanın resen ihbar edilmesi ve davayı takip edip etmemelerine göre bir karar verilmesi gerekirken, kayyımın taraf sıfatı kalmadığından bahisle davanın usulden reddi doğru görülmemiş olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.