YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31677
KARAR NO : 2013/38659
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 11/04/2013 tarih, 2013/7459 Esas – 2013/13931 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, taşınmaz üzerindeki haczin İİK.’nun 106-110. maddeleri gereğince düştüğünü, ihale talep tarihi ile ihale arasında 60 günlük sürenin aşıldığını, tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, satışın ulusal gazetede ilan edilmediğini ve ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürerek ihalelerin feshini talep ettiği anlaşılmıştır.
Taşınmaz üzerine haciz konulduğu tarih itibariyle yürürlükte olan İİK. nun 106.maddesi uyarınca alacaklı taşınmazın satışını haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde istemelidir. Aynı Kanunun 110.maddesine göre ise bu sürede satış istenmemesi halinde haciz kalkar. Sürenin dolması ile haciz kendiliğinden kalkacağından, haczin kaldırılması için mahkeme kararı gerekmez. Bir diğer ifade ile sürenin geçmesine rağmen haczin kaldırılmamış olması o haczin geçerliliğini sürdürdüğü sonucunu doğurmaz. Satış isteme süresi hak düşürücü nitelikte olup, hakim re’sen nazara almalıdır.
Öte yandan satış istenmesi ile süre durup, talebin geri alınması ya da satışın düşmesi veya satış yapılmasına rağmen ihalenin feshedilmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bir benzetme yapmak gerekir ise zamanaşımının kesilmesi değil durmasına benzer bir uygulama söz konusudur.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazın tapu kaydına 29.01.2007 tarihinde haciz konulduğu, alacaklının 14.02.2008 tarihinde satış talep ettiği, 08.04.2008 tarihinde satışın düştüğü, 24.09.2008 tarihinde yeniden satış talep ettiği, yapılan açık arttırmada satış yapılamaması nedeniyle satışın bir kez daha düştüğü 21.09.2010 tarihinde yeniden satış istendiği görülmektedir.
Buna göre taşınmaz üzerine haciz konulduktan sonra İİK.nun 106.maddesinde öngörülen iki yıllık sürede satış istenmediğinden satıştan önce aynı kanunun 110. Maddesi uyarınca haciz kalkmıştır.
Bu durumda ortada geçerli bir haciz bulunmadığından, satış yapılması da mümkün değildir.
O halde mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken İİK.nun 106-110. maddelerinde ki sürelere riayet edildiğinden bahisle istemin reddi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken, İİK.nun 106-110. maddeleri uyarınca haczin satıştan önce düşüp düşmediğinin araştırılmadan sonuca gidilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması maddi hataya dayalı olduğundan, alacaklının karar düzeltme isteminin yukarıda yazılı değişik gerekçe ile reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin reddi ile Dairemizin 11.04.2013 tarih ve 2013/7459-13931 E.K. Sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile (BOZULMASINA),05/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.