Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/943 E. 2020/4136 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/943
KARAR NO : 2020/4136
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, davaya konu 252 parselde kayıtlı taşınmazın davalı tarafından kullanımından kaynaklı ihtarnamenin tebliğinden itibaren birikmiş şimdilik 5000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2010 yılına isabet eden ecrimisilin 10.500 TL olduğu, aynı yıl taşınmazın geç uyanmadan kaynaklanan zararın da 10.500 TL olduğu dolayısıyla elde edilen gelir ile uğranılan zararın birbirini karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasındaki ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davaya konu 252 parselin 24.500 m2 tarla vasfıyla taraflar adına hisseli olarak tapuda kayıtlı olduğu, davalıya dava tarihinden önce 30.10.2009 tarihinde ecrimisil ödenmesi için davacılar tarafından ihtarname çekildiği, bu ihtarnamenin davalıya 03.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, 22.04.2013 ve 08.07.2013 tarihli bilirkişi raporlarında, davaya konu taşınmazın kapama şeftali bahçesi niteliğinde olduğu, ilçe tarım verilerine göre, 2010 yılında ağaçlardaki geç uyanma sebebiyle %50 verim kaybı yaşandığı, bu zarar nedeniyle 56.000 kg şeftali değil, 28.000 kg şeftali elde edileceği, bu miktardaki şeftalinin getireceği gelirin ise 21.000 TL olduğu, yarısı ortakçıya verildiğinde davacıların payına 2010 yılı için toplam 5.250 TL ecrimisil hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, elde edilen gelir ile uğranılan zararın birbirini karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında yıllık zarar düşüldükten sonra davacılar ve davalının hissesine düşen gelir miktarının belirlendiği anlaşıldığına göre, davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebi 5000 TL olduğu da gözetilerek, 10.500 TL’den davacıların hissesine düşen miktarda ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.