Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/13311 E. 2020/4195 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/13311
KARAR NO : 2020/4195
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …, tapuda tarafların ortak murisi adına kayıtlı olan 7 parsele kayıtlı taşınmazın tamamının davalı tarafından 2011 yılından beri kullanıldığını, davacıya düşen payın davalı tarafından verilmediğini izah ederek 5.308,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazın 2011 öncesinde davacı tarafından kullanıldığını, 2011 yılından sonra ise tapu malikinin mirasçısı olan annesi Gülbahar felçli yatalak olduğundan ona vekaleten kendisi tarafından kullanıldığını, kullanıma davacı ile birlikte diğer bir kısım mirasçılarında muvafakat ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortak taşınmazın ortaklarından birisi veya birkaçı (tamamınca değil) tarafından iştirakçi olmayan kişi veya kişiler aleyhine böyle bir dava açıklaması halinde; her ne kadar, 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı YİBK’na göre, dava dışı ortakların muvafakatının alınması ya da miras şirketine mümessil tayini suretiyle davanın görülmesi mümkün ise de; bu davada olduğu gibi davacı ortağın kendi payına ilişkin biçimde ecrimisil istemesi hukuken olanaksız bulunduğundan ve anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da uygulanamayacağından davanın dinlenemezliği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin, davacının kendi payına istinaden ecrimisil talep edemeyeceği yönündeki değerlendirme yerinde değildir. Elbirliği mülkiyetinde paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine/üçüncü kişiye ecrimisil davası açabilir. Paydaşlar arası olan davada, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz tarla niteliğinde davalının annesi, davacı ve dava dışı kişilerin ortak murisi olan Halil İbrahim adına tesis kadastrosu ile tapuda tescil edilmiş olup, Halil İbrahim’in 2001 yılında vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının miras pay oranı veraset ilamına göre 220/880 olup, 2011 yılından beri taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı davacının kullandığı bir yer olmadığı hususu davalının da kabulündedir. Dolayısıyla, davacının kendi payı oranında ecrimisil talep etmesi mümkündür. Bununla birlikte paydaşlar arası görülen ecrimisil davasında kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Paydaş olmayan üçüncü kişiye karşı açılan ecrimisil davasında ise intfadan men koşulu aranmaz.
Mahkemece, davalının taşınmazı felçli olan mirasçı annesi namı ve hesabına kullandığı yönündeki savunması dikkate alınmalı, paydaşlar arası ecrimisil söz konusu ise intifadan men ön koşulu üzerinde gereği gibi durulmalı, Yasa ve yerleşik uygulamaya uygun şekilde yeterli araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre istek hakkında bir karar verilmelidir. Açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.