Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/101 E. 2020/3347 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/101
KARAR NO : 2020/3347
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun inanç ve takdiri ile incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu dikkate alınarak, suça konu bono asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadıkları ve aldatma niteliklerinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ile denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda suça konu bonoların müştekiye aynı anda verilmesi karşısında, bu belgelerin farklı zamanlarda oluşturulduklarına ilişkin kesin delil bulunmaması nedeniyle eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suçun zincirleme şekilde işlendiği kabul edilerek cezanın TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Adli Emanetin 2011/3126 sorasında kayıtlı suça konu bonoların akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
4-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.