YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3050
KARAR NO : 2020/4071
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanı …’ın kayden maliki olduğu 2112 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarını davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa bedelinin tahsilini istemişler; yargılama sırasında 06.05.2013 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmişlerdir.
Davalılar, cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacılar vekili, 06.05.2013 tarihli dilekçesi ile davasından feragat etmiş, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; temyiz dilekçesinde, davadan feragat etmesi karşılığında davalılardan … ve … tarafından 10.000 TL bedelli bono verildiğini, vadesinde ödenmeyen senet hakkında yapılan icra takibine itiraz edildiğini, itirazın iptali davasında senetteki imzanın davalılara ait olmadığı, takliden atılan imza olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiğini belirtmiştir.
Bilindiği üzere, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m.311). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez) başka bir ifadeyle davacı, feragat beyanı ile bağlıdır.
Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin nedenine dayandığı (HMK m.311) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur.
Feragate ilişkin irade açıklanmasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK’nin 163.maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.
Hâl böyle olunca; mahkemece, feragatin hileye dayalı olduğu iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Davacıların bu yönlere değinen ve yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.