YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1640
KARAR NO : 2020/3663
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan annesi …’in maliki olduğu … ada … ve … parsel, … ada …, … ve … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlardaki 5/8’er paylarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davalı oğlu İsmail’e devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, satışların gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taşınmazların 3/8’er payların devrinin inanç sözleşmesinden kaynaklandığı, 2/8’er paylarının ise muvazaalı olarak devredildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2/8’er paylar üzerinden davcının miras payı oranında iptal tescile ilişkin olark verilen karar Dairece “…Gerçekten de, muris …’in çekişmeli taşınmazlardaki paylarını davalı oğluna temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu dosya içeriği ve toplanan delillerden anlaşıldığına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ne var ki, davalı …’in taşınmazlardaki 3/8’er payların bedelleri ödenerek icrai satış suretiyle muris … adına tescil edildiği, bunun aksini gösterir bir delilin de dosyaya ibraz edilmediği; kaldı ki, iradenin bölünmezliği ilkesi gereği, muris tarafından aynı resmi akitte devredilen payların bir kısmının muvazaalı olarak bir kısmının ise inançlı işlem gereği temlik edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı hususları gözetildiğinde, muris …’nin davalı …’e temlik ettiği 5/8’er paylar üzerinden davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu 2/8’er paylar üzerinden kabul kararı verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılma neticesinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR
Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
Dava konusu … ada … ve … parsel, … ada …, … ve … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı 5/8 paydan davacının miras payına isabet eden 5/16 payın iptal ve tescil hükmü sonrasında kalan payın da davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde davalı adına da tescil hükmü kurulması isabetsizdir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak “Dava konusu … İli, … İlçesi, … köyünde bulunan … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel ve … ada … parsel numaralı taşınmazlarda davalı … adına olan tapu kaydının 5/16 payının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, kalan payın davalı … üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.