YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3653
KARAR NO : 2020/1960
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2016/907 E- 2017/958 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/07/2019 tarih ve 2018/79 E- 2019/855 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 58.800 TL’dir. Islah dilekçesi ile 285.077,55 TL çıkma payının tahsili ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi davacı vekilince istenmiş, İlk Derece Mahkemesince davacının ortaklıktan çıkarılmasına 250.000,00 TL çıkma payının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar aleyhine davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davalı şirketten çıkarılmasına, 192.287,95 TL ayrılma akçesinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı daha önce istinaf yoluna başvurmayan davacı temyiz etmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince reddolunan 57.712,05 TL yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.