Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3828 E. 2020/2336 K. 04.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3828
KARAR NO : 2020/2336
KARAR TARİHİ : 04.03.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/04/2018 tarih ve 2017/195 E- 2018/144 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28/06/2019 tarih ve 2018/1304 E- 2019/731 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “CEP” ibareli markaları bulunduğunu, davalının 2015/7904 sayılı “CEP KÜTÜPHANEM My Mobile Library+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysaki başvuru markasıyla davacının “CEP” ibareli markaları arasında benzerlik oluştuğunu, davacıya ait seri marka izlenimi yaratacağını, davacı markasının tanınmışlığına zarar vereceğini, benzer konularda örnek yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2017-M-2229 sayılı kararının iptaline, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davlının İstanbul’da faaliyete başladığını, 200’e yakın kütüphane ile çalışmakta olduğunu, “CEP” ibaresinin günlük dile yerleşmiş olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK 8/4 maddesindeki tanınmışlık nedeniyle marka başvuru engeli koşulları oluşmadığı, marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.