YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1687
KARAR NO : 2020/4524
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2989 ada 20 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün, dava dışı alacaklı Eropet Akaryakıt şirketi tarafından… İcra Müdürlüğünün 2011/765 sayılı dosyasında başlatılan takip sonucu …4. İcra Müdürlüğünün 2011/1269 Talimat sayılı dosyasında hukuka aykırı şekilde davalı …’e ihale edildiğini, …2. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan 2012/148 E sayılı ihalenin feshi davası sonunda ihalenin feshine karar verilip kararın derecattan geçerek kesinleştiğini ancak ihalenin feshi davasında yargılama devam ederken taşınmazın davalı … adına tescil edilip diğer davalı …’a devredildiğini ileri sürerek, tapu kaydın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, iddiaların yersiz olduğunu belirtip davanın reddini istemiş, diğer davalı … ise iyiniyetli olduğunu, bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihalenin feshi kararının kesinleştiği ve davalı … adına olan kaydın yolsuz hale geldiği, diğer davalı …’ın da iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “…Hemen belirtilmelidir ki, davalı … adına oluşan tescilin yasal dayanağı olan ihalenin iptal edilmesi ile yolsuz tescil durumuna düştüğü kuşkusuzdur. Taşınmazı Recep’ten edinen Cafer Tayyar’ın iyiniyetli olması halinde ediminin korunacağı açıktır… Somut olay açıklanan bu ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; davalıların farklı yer nüfusuna kayıtlı oldukları, aralarında akrabalık veya yakın arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığı, son kayıt maliki davalı …’ın çekişmeli taşınmazın alımı için bankadan kredi kullandığı, salt bedeller arasındaki farkın son kayıt maliki davalının kötü niyetli olduğunun tek başına kanıtı olamayacağı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında davalıların el ve iş birliği içerisinde oldukları hususunun davacı tarafından kanıtlanamadığı, dolayısıyla davalı …’ın iyiniyetli 3. kişi konumunda olup TMK’nin 1023. maddesinin korumasından yararlanacağı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, ilk el konumundaki davalı … bakımından bedel isteği de bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu raporu okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.00. TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.