Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2013/31866 E. 2013/39190 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31866
KARAR NO : 2013/39190
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 Sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Aynı Kanunun 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanunun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK’nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup re’sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda borçlu vekilinin, icra müdürlüğünce üçüncü şahıs bankalarda mevcut borçluya ait alacakların İİK’nun 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmek suretiyle haczedilmesi işleminin, Asliye Hukuk Mahkemesi’nce takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verildiğinden bahisle iptali ve hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda; “Şikayetin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 440,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6100 Sayılı HMK’nun 323. maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesine karşın gerekçeli kararda; “Şikayetin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği gibi kısa kararda yargılama giderleri yönünden verilen hükmün de kendi içerisinde çelişkili olduğu anlaşılmıştır. 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olup bu durumda mahkemece, anılan İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde
yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.