YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/532
KARAR NO : 2020/3319
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 13/12/2016 tarihli 2016/4830 Esas ve 2016/6790 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.04.2014 tarihli 2013/9-542 Esas ve 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçunun oluşabilmesi için, yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Aksi halde kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse, kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte, suçun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp, sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, dosya kapsamına göre sanığın isminin … olduğunu beyan etmek suretiyle belge düzenlenmesine sebep olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla TCK’nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun da oluşmayacağı kabahatler kanununu muhalefet eylemini oluşturacağı bu eylemden idari para cezası verildiği gözetilmeden sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/06/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.