YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15740
KARAR NO : 2013/4404
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı Vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 29.689 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının trafik sigortasından 12.500 TL tahsil edildiğini, bakiye 17.189 TL ve ferilerinin tahsili için 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8937 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının işleteni olduğu araçtan aks kesmesi nedeniyle aniden önüne fırlayan tekerleğe çarpmamak için sigortalı aracın sürücüsünün direksiyonu sağa kırması sonucu yolun sağında bulunan su hendeğine çarparak hasarlandığını, davalının olayda kusurlu olduğunu belirterek itirazın iptali ile takipten önce işlemiş faizi ile birlikte toplam 21.851,22 TL alacağın takip tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına göre itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nın 85 ve 86. Maddeleri hükmü uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi, bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibinin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. Bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmeleri halinde sorumluluktan kurtulacakları öngörülmüştür.
6100 sayılı HMK.nın 266 maddesi gereğince “mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye bavurulamaz.” Trafik kazalarında tarafların kusur durumlarının ve araçta meydana gelen gerçek hasar miktarının tesbiti, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp bu hususlarda uzman bilirkişi incelemesi yatırılması gerekir.
Somut olayda kaza tesbit tutanağına göre, 28.11.2008 günü saat 19.30’da davalının işleteni olduğu (ileri sürülen) dava dışı … yönetimindeki çekici aracının aks kesmesi sonucu tekerleğinin aniden fırlayarak aynı istikamette sol şeritte seyreden davacıya sigortalı aracın önüne gelmesi üzerine dava dışı sigortalı aracın sürücüsü buna çarpmamak için sağa manevra yapmış ve sağdaki su kanalına çarparak ağır şekilde hasarlanmıştır. Kaza tesbit tutanağında her iki sürücünün de kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafça dava dışı sigortalıya hasar bedeli ödendikten sonra sovtaj bedeli ve davalının trafik sigortasından tahsil edilen meblağ mahsup edilerek 7.İcra Müdürlüğünün 2010/8937 sayılı dosyasında bakiye kısım ve ferileri yönünden davalı ve dava dışı araç sürücüsü hakkında icra takibi yapılmış, davalının itirazı üzerine iş bu dava açılmıştır. 2918 sayılı KTK.nun 86/1 maddesinde belirtildiği gibi araç sahibi ve sürücünün sorumluluktan kurtulabilmesi
için zararın mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. şahsın ağır kusurundan ileri gelmiş olması gerekir. Aks kesmesi sonucu aracın tekerinin fırlaması teknik arıza olup mücbir sebep değildir. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında yapılmamış olmasından ileri gelmektedir. Bu durumda işletenin sorumlu sayılması gerekir. Kusurun söz konusu olduğu hallerde mücbir sebepten söz edilemez. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece öncelikle olay tarihi itibariyle davalı …’in kazaya karışan aracın işleteni olup olmadığının tesbiti yönünden ilgili trafik sicil müdürlüğünden trafik kaydının getirtilmesi, davalının 28.11.2008 tarihinde… plakalı çekici ile … plakalı yarı römorkun maliki olduğunun tesbiti halinde İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur ve hasar konularında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına iddia ve savunmalara göre kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının ve davacıya sigortalı araçta bu kaza nedeniyle oluşan gerçek hasar miktarının, aracın pertinin mi tamirinin mi ekonomik olacağı hususlarında denetime elverişli gerekçeli ayrıntılı, ekspertiz raporunun da irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde kusur ve hasar yönünden hiç bir inceleme yapılmadan kaza tesbit tutanağında sürücülere kusur izafe edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.