YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6282
KARAR NO : 2020/2801
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin cezanın az olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafinin ise cezanın fazla olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın kamyoneti ile köy içinde seyyar satıcılık yaptığı, gündüz vakti Börk köyü 63 numaralı evin önündeki dört yönlü yola aracını park ettiği, alım-satım işlerinin bitmesini müteakip, aracın arkasından dolaşarak hareket ettirdiği esnada, aracın ön kısmında oynamakta olan 2 yaşındaki ölene, eşdeğer kusurlu olarak çarptığı olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, 12.11.2015 tarihli karar duruşmasında lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, “TCK’nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceğinin” düzenlenmesi karşısında; TCK’nın 50/1-a ve 50/4.maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılıp, değerlendirilmeden hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Kanuna aykırı olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.