Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4701 E. 2020/2322 K. 04.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4701
KARAR NO : 2020/2322
KARAR TARİHİ : 04.03.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/02/2019 tarih ve 2017/344 E- 2019/27 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/10/2019 tarih ve 2019/1059 E- 2019/2031 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince davalılar aleyhine tasarıma tecevüz ve haksız rekabet davası açıldığnı ve anılan davada alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin 105.391,66 TL maddi tazminat alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, anılan davada taleple bağlı olarak 30.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiğini, bakiye 75.391,66 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunu ileri sürerek 75.391,66 TL‘nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu eylemlerin 2010 yılı ve öncesine dayandığı, tespit dosyalarına göre, davacının faili ve zararı öğrenme tarihinin 22/06/2010 tarihi olduğu, eldeki davanın ise 19/10/2016 tarihinde açıldığı, her üç davalının da süresinde zaman aşımı savunmasında bulundukları, tasarım tescilinden doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, zaman aşımı süresi için olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halükarda 10 yıl içerisinde davanın açılması gerektiği, davacı taraf iddiasını aynı zamanda haksız rekabete de dayandırdığı, TTK’nın 60. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl olduğu, görüldüğü üzere, gerek tasarım hakkına tecavüz ve gerekse haksız rekabet yönünden dava tarihi itibariyle yasada öngörülen dava açma süreleri geçtiği, ceza zaman aşımı süresinin uygulanamayacağı zira eylemin 554 sayılı KHK hükümleri kapsamında suç oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.