Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/15585 E. 2020/4852 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15585
KARAR NO : 2020/4852
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 204/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK’nın 158/1-d, 35/2, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin 16/02/2017 tarihli dilekçesi ile şikayet ve temyizden vazgeçtiklerini bildirmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede:
Katılan tarafından ortak iş yaptıkları dönemde sanığın dedesine verilen imzalı bir senedin sanık tarafından ele geçirilip, gerçeğe aykırı şekilde 31/07/2003 düzenleme tarihli, 03/08/2009 ödeme tarihli ve 612.000 USD bedelli şekilde doldurularak katılan aleyhine icra takibi başlatıldığının iddia edildiği somut olayda, senet üzerinde yapılan incelemede borçlu adı ve imzasının katılanın el ürünü olduğunun tespit edildiği, katılanın alınan beyanlarında senedin kendisinin kayınpederi, sanığın dedesi olan …ile beraber çalıştığı dönemden kalmış olabileceğini beyan etmesi karşısında, sanığın bahse konu senedi hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiğinin sabit olmadığı, bu haliyle eyleminin bir bütün halinde TCK’nın 209/1. maddesinde düzenlenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu, katılan vekilinin de 16/02/2017 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.