Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3410 E. 2020/2116 K. 26.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3410
KARAR NO : 2020/2116
KARAR TARİHİ : 26.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2017 tarih ve 2016/54 E- 2017/288 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/05/2019 tarih ve 2018/1770 E- 2019/537 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2015/01891 sayılı tasarımına davacı tarafından yapılan itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edilerek 4 ve 6 nolu tasarımların iptal edildiğini, kalan tasarımlar yönünden davacı itirazının reddedildiğini, oysa ki davaya konu tasarımın itiraza mesnet tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadıklarını ileri sürerek YİDK’nın 2015-T-897 sayılı kısmi ret kararının iptaline, davalı şirkete ait 2015 01891/1, 2, 3 ve 5 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını, itiraza mesnet tasarımlarla aralarında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdıkları, kurum kararının yerinde olduğu, davalıya ait tasarımların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları yönünde bir değerlendirmenin bulunmadığı ve davacı tarafın rapora yönelik itirazlarının karşılanmadığından ek bilirkişi raporu alındığı, alınan raporla dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduklarının ve davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım başvurusuna yapılan itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve tescili halinde davaya konu tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların “mutlak yenilik” kriterine haiz olup olmadıkları yönünde bir değerlendirme bulunmadığı ve davacı tarafın rapora yönelik itirazlarının karşılanmadığı gerekçesiyle ek bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmişse de, ek bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımların karşılaştırılan tasarımlar ile benzerlik ve farklılıkları karşısında “mutlak yenilik” kriterin haiz olup olmadıkları ayrıntılı şekilde incelenmeksizin kök rapora yapılan atıf ile yetinilmesi doğru olmadığı gibi, ek raporun davacı vekili itirazlarını karşılamaya da elverişli olmadığı anlaşıldığından, üniversitelerin endüstriyel tasarım alanında uzman bilirkişilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yönden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.