YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4130
KARAR NO : 2020/2386
KARAR TARİHİ : 04.03.2020
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve 2016/237 E- 2018/83 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 10/07/2019 tarih ve 2019/578 E- 2019/968 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların genel yayın yönetmeni ve yayın koordinatörü olduğu “Olay53.com” isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun kişilik haklarına ve ticari itibarına zarar verildiğini ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin TTK’nın 56. ve TMK’nın 25. maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerledirilmesi gerektiğini, müüvekillerin eleştiri yapma, gerçekleri açıklama, uyarma hususunda hakları olduğunu, yapılan haberin davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; yapılan haberin asılsız ve mesnetsiz olduğu, davalı tarafça bunun aksinin ispat edilemediği, davalıların haber yaparken haber yapma sınırını gerçek dışı haber yaparak aştığı, yersiz şekilde davacı kurumun itibarını sarstığı, bu haberin haber yapma özgürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü ticari itibarı sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50. maddesi uyarınca uygun bir maddi tazminata karar verilebileceği, davacının kişilik haklarının da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca haksız rekabete yol açan davalıların eylemlerinin men’ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra kararın ilanına karar verilmişse de, TTK 59. maddedeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verilmiş olup, bu husus infazda tereddüt oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olmakla kararın re’sen bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.