YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19572
KARAR NO : 2020/6866
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bankada 09.10.2000 – 13.01.2012 tarihleri arasında en son ücreti 155,17 TL, ikramiye, yemek ve diğer sosyal haklarla birlikte giydirilmiş ücreti 210,00 TL olmak üzere çalıştığını ve 2008 yılında KKTC Girne Şubesine, sonra da … Şubesine atanan davacının burada ticari krediler bölümünde operasyon yönetmeni olduğunu, yine 2011 yılı Ağustos ve Eylül aylarında davalı bankanın 4 şubesinin güvenlik yönetmeni … ve bir güvenlik görevlisiyle birlikte KKTC Cumhurbaşkanlığı köşküne giderek Cumhurbaşkanının kızından Cumhurbaşkanı … ‘nun hesabına yatırılmak üzere 600.000,00 TL ve 200.000,00 USD parayı alarak ilgili hesaba aktardıklarını, sonrasında ise cumhurbaşkanına ait hesabın mecliste bir milletvekili tarafından ifşa edilmesiyle ilgili yapılan soruşturmada İstanbul’a atandığını ve 13.01.2012’de iş akdinin haklı neden olmaksızın tazminatsız olarak feshedildiğini ve bu feshe gerekçe olarak banka çalışanı … ‘in eşine ait hesap bilgilerini ve yine KKTC Cumhurbaşkanına ait hesap bilgilerini … ile paylaşmasının gösterildiğini ve yine davacıdan istifa dilekçesi alınarak kullanmadığı 40 günlük yıllık izin ücretinin sanki davacı istifa etmiş gibi ihbar tazminatına mahsup edildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenlikte 09.10.2000 – 13.01.2012 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 4.655,00 TL olduğunu ve davacının iş akdinin davacının banka müşterisi olan KKTC Cumhurbaşkanının hesap dökümünün medyaya sızması ve bir başka banka müşterisinin hesap bilgilerini banka personeliyle paylaşması sebebiyle haklı nedenle 4857 Sayılı Kanun 25/2-e maddesi uyarınca feshedildiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatı hak edemeyecek olan davacının fesih tarihi itibariyle kullanmadığı 19 günlük izin ücretinin de kendisine ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem isteklerinde bulunmuş, davalı işveren davacının başkalarına ait hesap bilgilerini yetkisiz kişilere gösterdiği ve basına sızmasına neden olduğu gerekçesiyle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının hesapları görme yetkisi olmayan kişiye başkalarına ait hesap bilgilerini göstermesinin güven sarsıcı bir durum olmasına rağmen hesap bilgilerinin basına sızması olayında davacının kusuru olduğunun belirlenemediği, feshin, şüphe feshi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle istek konusu ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulüne karar verilmiştir.
Davacının olayla ilgili alınan ifadesinde … isimli hesapları görme yetkisi olmayan banka çalışanına önce eşi …’ın hesap detayını gösterdiği, sonra KKTC Cumhurbaşkanı …’nun hesaplarını gösterdiğini kabul etmiş, ekran görüntüsü alınıp alınmadığının tespiti yönünden sorulan soru üzerine bir ara dosya dolabına doğru dönmüş olabileceği yönünde beyanda bulunmuştur. KKTC Cumhurbaşkanı …’nun hesap bilgilerinin bir süre sonra mecliste ifşa edildiği ve medyada ekran görüntülerinin yer aldığı yönünde iddianın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının kabulünde olan hesap bilgilerinin yetkisiz kişilere gösterme eylemi Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış olup 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-e maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Feshin şüphe feshi olduğu gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatlarının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.