YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5854
KARAR NO : 2020/2877
KARAR TARİHİ : 26.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davacılardan … için açılan davanın kabulü ile davacı … tarafından açılan davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, anne- kız olduklarını, 06/02/2003 tarihinde sürücüleri … ve … olan araçların çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanmaları nedeniyle zararlarının tazmininin sağlanması ve dava açması için davalılardan …’a vekalet verdiklerini, bunun üzerine davalının … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/305 esas sayılı dosyasıyla açtığı davayı takip etmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra davalı … tarafından tekrardan araç sürücülerine karşı … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/82 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın diğer davalı … tarafından yetki belgesiyle takip edildiğini, davanın 28/04/2008 tarihinde taleple bağlı kalınarak … için 1.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi, … için ise 451,99 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminata karar verildiğini, bu dava dosyasına bilirkişilerce verilen raporda daha fazla zarara uğradıklarının belirlenmesine rağmen davalılar tarafından ıslah yapılmadığını, daha sonra davalılar tarafından 07/08/2009 tarihinde kazaya neden olan sürücülerden …’ın zorunlu trafik sigortasını yapan Güneş sigortasına karşı … için 25.000,00 TL, … için 300,00 TL maddi tazminat talebiyle … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/229 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın 22/12/2009 tarihinde zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini ve kararın temyizi üzerine onandığını, davalıların vekalet görevini özenle yerine getirmemeleri nedeniyle maddi-manevi zarara uğradıklarını belirterek … için 300,00 TL maddi, … için 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişler, 02/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talep miktarını 14.631,23 TL’ye ıslah etmişlerdir.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların alacaklarını alarak kendilerini ibra ettiklerini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacılardan … için açılan davanın kabulü ile 24.631,23 TL’den, 10.000,00 TL’nin dava tarihinden ıslah edilen kısım olan 14.631,23 TL’nin ise ıslah tarihi olan 03/01/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak, davacı …’a verilmesine, davacı … tarafından açılan davanın reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların uğradıkları zararın hesaplanması için hesap uzmanı hukukçu bilirkişi ile sayıştaydan emekli denetçi bilirkişilerden rapor alınmış, davalı avukatların vekalet görevini özenle yerine getirmeyerek davacı …’ın zarara uğramasına yol açtıkları, diğer davacının uğradığı bir zararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
1-Dava, davalı avukatların özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalılar öncelikle Avukatlık Kanunu 40. madde gereği zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, zamanaşımı defi hiç tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Avukatlık Kanununun 40. maddesinde, “iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer” hükmü bulunmakta olup, bu hükümle müvekkilin avukata karşı tazminat isteminin bir ve beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Eldeki dava, 23/12/2011 tarihinde açılmış, ıslah ise, 02/01/2014 tarihinde yapılmış olup, dava tarihinden bir yıllık süre geçtikten sonra ıslah yapılmıştır. Buna rağmen, mahkemece zamanaşımı konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, öncelikle tüm taraf delilleri toplanarak, hakkın doğumunun öğrenildiği tarih konusunda araştırma yapılıp, sonucuna göre yasa hükmü doğrultusunda değerlendirme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre öncelikle zamanaşımı def’i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı def’i hiç tartışılmaksızın yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 420,60 TL. harcın istek halinde davalılara, peşin alınan 25,20 TL. harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu davacılar yönünden kapalı, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu davalılar yönünden açık olmak üzere, 26/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.