YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6749
KARAR NO : 2020/4987
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl dava ile davalı …’nın kullandığı kredinin taksitlerini ödemediği için hesabın kat edildiğini, davalı hakkında … 2. İcra Dairesinin 2012/1875 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı, birleşen dava ile asıl davanın davalısı … ile imzalanan bireysel kredi sözleşmesinde davalı …’nın kefil olduğunu, …’ün taksitleri ödememesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, davalı … hakkında … 1.İcra Dairesinin 2012/3064 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının takibe vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, “davanın kabulüne, … 2 İcra Müdürlüğünün 2012/1875 esas sayılı dosyasında davalıların (borçluların) itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına alacak miktarı likit olduğundan borç miktarı üzerinden hesaplanan takdiren %20 oranındaki 6.180,20-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştekereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” dair verilen ilk karar, Dairemizin 05/11/2015 tarih ve 2014/33353 esas 2015/32120 karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması sebebiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra asıl davanın kısmen kabulüne, davalı …’nın … 2.İcra Müdürlüğünün 2012/1875 Esas sayılı dosyasında itirazının 20.293,94 TL asıl alacak, 690,55 TL işlemiş akdi faiz, 34,53 TL işlemiş akdi faizin BSMV’si, 4.654,46 TL işlemiş temerrüt faizi, 232,72 TL Işlemiş temerrüt faizinin BSMV ‘si ve 165,00 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 26.071,20 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %17,55 oranında faiz yürütülmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dava konusu … 2 İcra Dairesinin 2012/1875 sayılı takip dosyasıyla 22.312,65 TL asıl alacak, 7.818,10 TL 05/01/2011 den itibaren işlemiş temerrüt faizi, 165,00 TL ihtar masrafı, 390,90 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 30.687,20 TL alacağın %26,50 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte borçludan tahsilinin talep edildiği, Mahkemece 30/01/2014 tarihli ilk kararla davalının takibe vaki itirazının iptaline karar verildiği, davacının temyizi üzerine kararın, Dairemizce birleşen dava hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması sebebiyle davacı yararına bozulduğu ve mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere İlk Derece Mahkemesi, Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verirse, artık bu bozma kararıyla bağlıdır, bu karardan dönemez veya direnme kararı veremez. Bozmaya göre işlem yapmak ve karar vermek zorundadır. Bu durum, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluşturur.
Kararın taraflardan yalnızca biri tarafından temyiz edilmesi halinde Yargıtay’ın verdiği bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesi, temyiz edenin bozulan karardan daha aleyhine bir karar veremez. Buna aleyhe karar verme yasağı denir.
Somut olayda, mahkemece verilen ilk karar yalnızca davacı tarafça temyiz edilmiş ve karar, Dairemizce, birleşen dava hakkında karar verilmemiş olması sebebiyle davacı yararına bozulmuştur. Şu halde, asıl dava ile ilgili olarak verilen karar, kararın davalı tarafından temyiz edilmemesi ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş olması nedeniyle davacı için usuli kazanılmış hak olup, mahkemece asıl dava hakkında davacı için bundan daha aleyhe bir karar verilemeyeceği halde yazılı şekilde ilk karardan daha aleyhe olarak asıl davanın kısmen kabulüne, itirazın toplam 26.071,20 TL üzerinden iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Birleşen dava yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
SONUÇ: 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl dava hakkında verilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının birleşen dava hakkındaki tüm temyiz taleplerinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.