YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/175
KARAR NO : 2020/4494
KARAR TARİHİ : 04.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Dairemizin 06.12.2017 tarihli ve 2017/2105 Esas 2017/16064 Karar sayılı ilamı ile sanıklar Mustafa ve Bedri hakkında bozma kararı verilip verilen bozma kararının mahkemesince, süresinde temyize gelmeyen sanıklar Ferat ve Abbas’a da sirayetine karar verildiği, bozma kararından sonra kurulan hükmün sanık … tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2017 tarihli ve 2016/982 Esas – 2017/29 Karar sayılı Dairemizce benimsenen kararı da dikkate alınarak daha önce süresinde kararı temyiz etmeyen ve sirayetten yararlanan sanığın bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık …’nın, sanık …’ın, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Bozma üzerine aldırılan Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.01.2018 tarihli raporunda katılanın yüzünde meydana gelen yaralanmanın sabit iz niteliğinde olmakla birlikte basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtilmiş olması karşısında söz konusu yaralanmanın neticesi sebebi ile ağırlaşmış bir yaralama olduğu nazara alındığında çelişkinin giderilebilmesi amacıyla katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek yaralanmasının niteliği hususunda yeniden raporu alınıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken çelişkili ve yetersiz raporlara itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanık …’ın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesi uyarınca savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiğinin gözetilmeden, yakalama emri ile başka mahkemede aldırılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca tayin edilen temel cezalar üzerinden sırasıyla aynı yasanın 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29, 62. maddeleri uyarınca artırım ve indirimlerin yapılması akabinde sonuç cezaların 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre belirlenmesi gerekirken, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin temel cezalar üzerinden uygulanmasına karar verilmesi,
d) Sanıkların eylemlerini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiklerinin kabul edilmiş olmasına rağmen verilen cezaların aynı Kanun’un 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezalarına çıkartılması gerekirken yazılı şekilde 3 yıl hapis cezalarına çıkartılması suretiyle sanıklar hakkında eksik cezalar tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın, sanık …’ın, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.