Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/2969 E. 2020/989 K. 06.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2969
KARAR NO : 2020/989
KARAR TARİHİ : 06.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz taleplerinin reddine; ancak:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği; zincirleme suça dahil olan bir suçtan dolayı, bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü verilmiş ve kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, kesinleşen hükme konu fiil de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yeni bir hüküm kurulup, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubu gerekeceği dikkate alınarak; UYAP sisteminden yapılan kontrolde, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle yargılaması devam eden ve mahkûmiyetine karar verilmiş olan kamu davaları bulunduğu, örneğin Dairemizin 22.03.2016 tarih 2014/12231 Esas 2016/2582 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleşen Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/18 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 18.12.2008, iddianame tarihinin ise 07.04.2009 olduğu, dolayısıyla 18.11.2008 suç tarihli temyize konu davanın, Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesindeki anılan dava iddianamesi kapsamında kaldığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle yargılaması devam eden ve öncelikle yukarıda anlatılan mahkûmiyetine dair karar ile başkaca mahkumiyet kararı verilmiş olan kamu davalarının olup olmadığının araştırılarak dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, derdest olanların birleştirilmesi, fiil tarihleri de dikkate alınarak, hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağı gözetilip sanığın eylemlerinin ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme biçimde mi işlendiğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.